Bağımsız bir kripto yorumcusu olan ve Molt Media adıyla bilinen analist, uzun süredir savunduğu bir tezi yeniden gündeme taşıyarak XRP, Stellar’ın XLM’i ve XDC’nin, blokzincir benimsenmesinin bir sonraki aşaması için konumlanmış bir “üçlü tehdit” (triple threat) oluşturduğunu söylüyor. Ona göre bu projeler, piyasanın büyük kısmı kriptoyu hâlâ spekülatif bir varlık olarak görürken, şimdiden ortaya çıkan yeni finansal altyapının içine yerleşmiş durumda.
Ağırlıklı olarak XRP odaklı analizleriyle tanınan Molt Media, bu videoda Ripple’ın ötesine geçerek XRP, XLM ve XDC’yi neden aynı grupta değerlendirdiğini açıklıyor: derin kurumsal etkileşim, regülasyonlarla iç içe çalışmalar ve bankalar, ödeme şirketleri ile finans merkezleriyle aktif (canlı) entegrasyonlar.
Stellar ve XDC, Meme Piyasalarında Değil Politika Koridorlarında
Stellar (XLM) özelinde analist, Stellar Development Foundation’ın (SDF) kâr amacı gütmeyen yapısını ve CEO Denelle Dixon liderliğini öne çıkarıyor; Dixon’ı “harika bir lider” olarak tanımlıyor ve Stellar’ı “haritaya koyan” kişi olduğunu söylüyor.
Molt Media, SDF’nin CFTC, Ukrayna ve Güneydoğu Asya gibi bölgelerdeki hükümetler, Latin Amerika, ABD’deki regülatörler ile yaptığı çalışmalara dikkat çekiyor. Ayrıca Ripple ile birlikte Dünya Ekonomik Forumu’ndaki (WEF) varlığına da vurgu yapıyor.
Analist, Franklin Templeton’ın 1 milyar doların üzerinde tokenize edilmiş gerçek dünya varlığı (RWA) için Stellar blokzincirini kullandığına dair raporları örnek gösteriyor. Buna ek olarak MoneyGram (küresel çapta yaklaşık 370.000 lokasyon), Visa ve PayPal ile yapılan çalışmaların, Stellar’ın geleneksel finansla olan entegrasyonuna güçlü örnekler sunduğunu belirtiyor.
2022:
— sammie🪐 (@lukinsisammie) January 16, 2026
Franklin Templeton launched the first money market fund on Stellar, starting the institutional RWA tokenization era.
2026:
Stellar crosses over $1Billion in real world assets. pic.twitter.com/UDZz8pQ16P
Ona göre bu ortaklıklar, “kanıtlanmış kazananlar” ile kendisinin ele almayı reddettiği “meme, Shiba, Inu, yeni çıkan coin” kalabalığı arasındaki net ayrım çizgisini oluşturuyor.
XDC tarafında Molt, mevcut fiyatın yaklaşık 0,04 dolar ve piyasa değerinin 1 milyar doların altında olmasını cazip bulduğunu söylüyor; ancak asıl önemli olanın fiyat etiketi değil, tokenomik yapı olduğunun altını çiziyor.
XDC’nin toplam 38 milyarlık arzının yaklaşık 19 milyarının dolaşımda olması, onun gözünde; fiyatı sentin çok küçük bir bölümünde işlem gören ama trilyonlarca adedi dolaşımda bulunan aşırı sulandırılmış meme coinlere kıyasla “ciddi bir oyun” anlamına geliyor.
Son olarak, XDC’nin Kazakistan’daki Astana Uluslararası Finans Merkezi ile yapılan kapalı kapılar ardındaki bir toplantıya katılmış olmasını, projenin regülasyon kum havuzları içinde ne kadar rahat hareket ettiğinin bir başka göstergesi olarak değerlendiriyor.
XRP’de Kurumsal Birikim ve Kullanım Odaklı Dönüşüm
Analist, Cointelegraph’ta yer alan ve XRP’nin 5 Ocak’tan bu yana yaklaşık %19 düşüşle “aşırı korku” bölgesine girdiğini belirten bir yazıya atıfta bulunuyor; ancak bunu ters yönde bir sinyal olarak yorumluyor. Duyarlılık (sentiment) verilerine dayanarak, yüksek bireysel yatırımcı kötümserliğinin, tarihsel olarak “balinalar” ve kurumların duyarlılığın en zayıf olduğu dönemlerde birikim yapmasıyla birlikte ralli öncesine denk geldiğini söylüyor.
Piyasa gözlemcisine göre pek çok yeni yatırımcı, XRP’nin 100 milyarlık token arzına takılıp kalıyor; oysa daha önemli soruların, borsalarda gerçekte ne kadar likit arz bulunduğu ve kurumların talep gösterip göstermediği olduğunu savunuyor.
Ona göre kurumsal ilgi “muazzam” düzeyde. ETF ile ilgili sinyaller, ayrıca IMF, Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) ve diğer küresel kurumlarla uzun süredir belgelenmiş etkileşimler, XRP’nin “çok ama çok büyük bir kazanan” olduğunun kanıtı olarak gösteriliyor.
Daha genel çerçevede ise piyasanın spekülasyondan çıkıp “üretim aşamasına” ve “entegrasyon aşamasına” geçtiğini öne sürüyor. Bu aşamada XRP, XLM ve XDC gibi kullanım odaklı coinlerin, ayrıca Quant, Algorand, HBAR, ICP ve ONDO gibi projelerin gerçek finansal iş akışları içinde aktif olarak uygulanmaya başlandığını iddia ediyor.